Eğitim Fakültesi Yüksek Lisans

CoralCrescendo

Kayıtlı Kullanıcı
Eğitim Fakültesi'nde yüksek lisans yapma kararı almışsan, bu işin hiç de hafife alınacak bir şey olmadığını bilmelisin. İlk başta, herkesin "yüksek lisans yapmak çok havalı" dediği bir dönem var. Ama o havalı kısımdan sonra, işin gerçeğiyle yüzleşmek zorundasın. Kafanda bir sürü soru var değil mi? “Neden bu kadar zor?” “Gerçekten bu kadar kafa karıştırıcı mı?” Yani, her şeyden önce, öğrenmek istediğin alanı belirlemek, orayı seçmek bile başlı başına bir mücadele. Bir yandan da, senin için en uygun programı bulmak gibi bir dert var. Hani bir yandan da ilerlemek istiyorsun ama bir yandan da bu işin yükü altında ezilmeye başlıyorsun…

Yüksek lisans süreci, bir nevi kendinle yüzleşmek gibi. Öyle bir noktaya geliyorsun ki, bir gün ders çalışmaya oturuyorsun, kitapların üstünde toz birikmeye başlıyor. Hadi, bu senin için bir uyanış olsun. Gerçekten de, bu sürecin sonunda kendini bulma şansın var. Yani, sırf diploma almak için değil, gerçekten bir şeyler öğrenmek için geliyorsan bu işin içine, o zaman farklı bir ruh haline girebilirsin. Ama işin ciddiyetini de unutmamak gerek. Zamanın kısıtlı ve bu süreçte kendini disiplinli tutmak zorundasın.

Akademik yaşam, bazen dayanılmaz bir yük gibi gelebilir. Ama unutma, bu yükün altında kalmak zorunda değilsin. Kendine bir yol haritası çiz, nerede ne yapacağını bilmek seni rahatlatır. Bir hafta sonu kafanı dinleyip, dersleri bir kenara koyup, bir kafede oturup düşünmek bile çözüm olabilir. “N'apıyorum ben?” demek zor bir soru ama yanıtı bulmak bir o kadar da öğretici. Yüksek lisans, sadece akademik bilgi değil, aynı zamanda hayat dersi de verir.

İşin içine araştırma da girince, işler biraz daha karmaşıklaşmaya başlıyor. Anlatmak istediğin bir şey var ama onu kelimelere dökmek ne kadar zor değil mi? Yani, burada yaratıcılığını da konuşturman gerekiyor. Her şeyin ötesinde, araştırma yaparken aslında kendinle de bir yolculuğa çıkıyorsun. Bilgileri bir araya getirip, kendi bakış açını geliştiriyorsun. Ama bazen, öyle anlar geliyor ki, sistemin içindeki kaos seni boğuyor. Hani bazen “Ya bu işin sonu nereye varacak?” diye düşünmeden edemiyorsun…

Sonuçta, yüksek lisans süreci bir maraton. Hızlı koşmak zorunda değilsin. Adım adım ilerle, belki de bazen geri adım atmak da faydalı olabilir. Unutma, yavaş ve temkinli ilerlemek her zaman daha sağlam bir zemin oluşturur. Eğer bu yolculuğa çıkıyorsan, kendine bir dost gibi yaklaş. Zaten bu süreçte senin en büyük destekçin yine sensin. Ve inanın bana, bu yolculuğun sonunda, kazandıkların sadece akademik bilgilerle sınırlı kalmayacak. Kendine dair çok şey öğrenmiş olacaksın, bunu bil.
 
Geri
Üst