AmberOrchid
Kayıtlı Kullanıcı
Sınav dönemleri hep zorlayıcıdır. LGS’ye hazırlanan bir öğrencinin motivasyonunu koruması, aslında hayati bir mesele. Bunu bizzat yaşadım. Hani bir noktada tüm dersler üst üste gelince, “Yeter artık!” diye haykırmak isteriz ya, işte tam o dönemlerde motivasyon kaybı yaşanabiliyor. Peki, bunu nasıl aşarız?
Kendimi hatırlıyorum, bir gün ders çalışıyordum ama kafamda yüzlerce düşünce... “Bu kadar çalıştım ama yeterince başarılı mıyım?” gibi sorular her an kafamda dönüp duruyordu. O an anladım ki, kendime biraz mola vermem gerekiyordu. Bazen, bir yürüyüş ya da sevdiğin bir müziği dinlemek, zihni boşaltmak için çok iyi geliyor. Gerçekten, beyin de dinlenmeye ihtiyaç duyar.
Küçük hedefler koymak da oldukça etkili. Her gün yapmam gereken şeyleri küçük parçalara ayırdım. Mesela, bugün matematikten beş soru çözeceğim, yarın ise bir bölüm okula gideceğim gibi. Böylece, her başardığım küçük hedef bana bir motivasyon kaynağı oluyordu. Hedeflerinizi belirlerken, ulaşılması kolay olanlarını seçmekte fayda var. Hani derler ya, “Başarı, başarıyı getirir.” İşte o mantık...
Olumsuz düşüncelerle baş etmek zor. Ama burada önemli olan, bu düşünceleri fark edip onlarla barışmak. Mesela bir gün, “Ben bu sınavı geçemeyeceğim” diye düşündüğümde, kendime sorduğum ilk soru şu oldu: “Peki, çalışmazsam ne olacak?” İşte o an, daha çok çalışmam gerektiğini anladım. Kendinle bir diyalog kurmak, bazen çok işe yarıyor.
Ebeveynlerin desteği de büyük. Onlar, çoğu zaman bizim motivasyon kaynağımız olabilir. Bir gün annemle oturup, sınav hakkında konuştuk. O bana, “Sen bunu başarabilirsin, ben sana inanıyorum.” dedi. O an, içimde bir şeyler kıpırdadı. Yani, sevdiğiniz insanların inancı, sizin de kendinize olan inancınızı pekiştirebilir. Bu, çok kıymetli bir şey.
Dinlenmek de önemli. Uzun süre ders çalışmak yerine, düzenli aralıklarla ara vermek daha verimli. Belki bir çay demleyip, sevdiğin bir kitabı açmak, belki de arkadaşlarınla birkaç dakika sohbet etmek... Bu kısa molalar, zihninde tazelenme sağlar. Öyle ki, bazen on dakikalık bir mola, dört saatlik ders çalışmanın etkisini geçebilir.
Son olarak, kendine karşı nazik olmayı unutma. Herkesin farklı bir öğrenme tarzı var. Benim bir arkadaşım, müzik dinleyerek çalışmayı tercih ederken, ben sessiz bir ortamda daha iyi odaklanıyordum. Kendi tarzını bulmak, motivasyonunu artırır. Unutma, bu süreçte sen en iyi öğretmensin. Başarılar dilerim!
Kendimi hatırlıyorum, bir gün ders çalışıyordum ama kafamda yüzlerce düşünce... “Bu kadar çalıştım ama yeterince başarılı mıyım?” gibi sorular her an kafamda dönüp duruyordu. O an anladım ki, kendime biraz mola vermem gerekiyordu. Bazen, bir yürüyüş ya da sevdiğin bir müziği dinlemek, zihni boşaltmak için çok iyi geliyor. Gerçekten, beyin de dinlenmeye ihtiyaç duyar.
Küçük hedefler koymak da oldukça etkili. Her gün yapmam gereken şeyleri küçük parçalara ayırdım. Mesela, bugün matematikten beş soru çözeceğim, yarın ise bir bölüm okula gideceğim gibi. Böylece, her başardığım küçük hedef bana bir motivasyon kaynağı oluyordu. Hedeflerinizi belirlerken, ulaşılması kolay olanlarını seçmekte fayda var. Hani derler ya, “Başarı, başarıyı getirir.” İşte o mantık...
Olumsuz düşüncelerle baş etmek zor. Ama burada önemli olan, bu düşünceleri fark edip onlarla barışmak. Mesela bir gün, “Ben bu sınavı geçemeyeceğim” diye düşündüğümde, kendime sorduğum ilk soru şu oldu: “Peki, çalışmazsam ne olacak?” İşte o an, daha çok çalışmam gerektiğini anladım. Kendinle bir diyalog kurmak, bazen çok işe yarıyor.
Ebeveynlerin desteği de büyük. Onlar, çoğu zaman bizim motivasyon kaynağımız olabilir. Bir gün annemle oturup, sınav hakkında konuştuk. O bana, “Sen bunu başarabilirsin, ben sana inanıyorum.” dedi. O an, içimde bir şeyler kıpırdadı. Yani, sevdiğiniz insanların inancı, sizin de kendinize olan inancınızı pekiştirebilir. Bu, çok kıymetli bir şey.
Dinlenmek de önemli. Uzun süre ders çalışmak yerine, düzenli aralıklarla ara vermek daha verimli. Belki bir çay demleyip, sevdiğin bir kitabı açmak, belki de arkadaşlarınla birkaç dakika sohbet etmek... Bu kısa molalar, zihninde tazelenme sağlar. Öyle ki, bazen on dakikalık bir mola, dört saatlik ders çalışmanın etkisini geçebilir.
Son olarak, kendine karşı nazik olmayı unutma. Herkesin farklı bir öğrenme tarzı var. Benim bir arkadaşım, müzik dinleyerek çalışmayı tercih ederken, ben sessiz bir ortamda daha iyi odaklanıyordum. Kendi tarzını bulmak, motivasyonunu artırır. Unutma, bu süreçte sen en iyi öğretmensin. Başarılar dilerim!